ENRIQUE
Her Åey planlandıÄı gibi gidiyordu. ArkadaÅlarıyla dans eden Hopeâu gülümseyerek izliyordum. Müzik yavaÅladıÄında bana bakıp sırıttı.
Kalçalarını yavaÅça Kat'e yanaÅtırdıÄında birbirlerine sürtünmeye baÅladılar. İçimdeki sahibin onu omzuna atıp oyun odasına götürmesini istediÄini fark edince gerildim. Duygularımı kontrol etmem gerektiÄini biliyordum.
Onu on dakika kadar izledikten sonra kaya gibi sertleÅmiÅtim. Ereksiyonum pantolonuma baskı yapıp hareket etmemi zorlaÅtırıyordu.
Kulüple ilgili bir toplantıya katılmam gerektiÄini düÅününce iç çektim. Hope bana Kat'in Liam ile BDSM kulübüne gittiÄini söylemiÅti. Kat eÄitimli bir itaatkâr olmadıÄı için kulübe sokulması kuralları ihlal etmek demekti.
Liamâa dönüp âBenimle gel,â dedim. İŠhayatında duygulara yer olmadıÄı için soÄuk, mesafeli bir sesle söylemiÅtim. Cevap olarak yutkunup baÅını salladı.
Merdivenlerden çıkıp ofisime girdiÄimizde iÅle baÅa çıkmama yardımcı olan diÄer sahipleri çaÄırdım.
Bir süre önce, sessiz bir atmosferde iÅ yapmanın daha kolay olacaÄına karar verip VIP platformundaki masayı ofisime aldırmıÅtım.
VIP bölümünde konuÅmaya çalıÅtıÄımızda çoÄunun sahneler ve köleleri yüzünden dikkatleri daÄılıyordu. Ryder, Killian ve Peter'ın oturduÄu masaya baktım. Antonio her zaman olduÄu gibi geç kalmıÅtı.
âKarıcıÄınız size nasıl davranıyor, Enrique?â diye sordu Killian, alaycı bir tavırla. En küçüÄümüz olan yirmi dört yaÅındaki Killian çoÄu zaman on yaÅında bir çocuk gibi davranıyordu.
Bu hâliyle hem bir sahip hem de arkadaÅım olmayı nasıl baÅarıyordu bilmiyordum.
âKapa çeneni, Killian. Yoksa adının hakkını verip seni Åuracıkta öldürürüm,â dedim.
Sadece güldü. Bir katilin yüzüne doÄrudan gülebilecek nadir insanlardan biriydi.
âYaÅamaktan sıkıldın galiba?â diye tersledi Peter küçük kardeÅini. Neyse ki en azından bir kiÅi Killian'a göz kulak oluyordu. Bu korkusuzluÄuyla otuzunu göremeden ölmesi muhtemeldi.
Yerimde baÅka bir lider olsaydı Killian beÅ dakika önce ölmüŠolurdu.
âTamam, hadi iÅe koyulalım. EÄitimsiz bir itaatkârın kulübe girmesine kim izin verdi?â diye sordum, Liamâa ters ters bakarak. Geri çekilmeye çalıÅtıÄını görünce yakasından tutup Antonioânun olması gereken yere oturttum.
O lanet olası Antonio bir an önce gelmezse cezalandırılacaktı. Bir sahip olup olmaması umurumda bile deÄildi. Bana hiçbir Åartta saygısızlık edemezdi.
Killian, âPeki kim bu güzel çocuk? BoÅta mı?â diye sırıtınca Liam ona ölümcül bakıÅlar attı. Ah, bu çok eÄlenceliydi. Liam arkasına yaslanıp birinin ona itaatkâr demesine izin vermezdi.
Sonuçta bir dominant olduÄunu tahmin ediyordum. Sadece, bunu belli etmek için daha kırk fırın ekmek yemesi gerekiyordu.
Liam'ın karÅısında oturan Killian'a yumruk atmak üzere olduÄunu görünce âSakın!â dedim. Güzel ofisimde herhangi bir kavga istemiyordum.
âLanet olsun, kendinize gelin. Neyse, hadi iÅeâ¦â Sözlerim Liamâın telefonunun çalmasıyla bölündü.
âKatherine arıyor,â dediÄinde baÅımı sallayarak açabileceÄini söyledim. Ne de olsa Hopeâun kardeÅiydi.
âBebeÄim, iyi misin?â dedi Liam, mümkün olduÄunca kısık sesle. KonuÅurken Killian'ın gözlerinin içine bakıyordu. O ikisinin eninde sonunda dövüÅeceklerini biliyordum.
Telefonu kapatan Liam'ın yüzü bembeyaz oldu.
âEnrique, Hope...â
Cümlesini bitirmesine fırsat kalmadan Kat içeri girdi. AÄlamaktan ÅiÅmiÅ yüzünü görünce yolunda gitmeyen bir Åeyler olduÄunu anlayıp hemen yerimden fırladım.
âHope nerede?â diye sordum, öfke ve endiÅe dolu sesimle. Onu on dakika bile yalnız bırakmaya gelmiyordu.
âSa⦠Sahip Antonio'nun yanında,â diye hıçkırdıÄında bunun hiç iyiye alamet olmadıÄını bildiÄim için sessizce küfrettim. Hopeâa dokunursa onu öldürürdüm.
Kimseye bir Åey söylemeden koÅarak dıÅarı çıktım. Kapıdaki fedai hemen kenara çekildi. Killian, Ryder ve Peter ile birlikte birkaç adamımın daha peÅimden geldiklerini gördüm.
Liam muhtemelen Katherine'i sakinleÅtirmek için geride kalmıÅtı.
Merdivenlerden koÅarak inip ikinci kapıyı açtıÄımda herkesin ana sahnenin önünde toplandıÄını gördüm. Sonra bir çıÄlık duydum. Hopeâun çıÄlıÄını...
Bütün duygularım tek bir duyguya dönüÅtü: Ãfke. KalabalıÄı umursamadan sahneye koÅtum.
Antonio'nun bir kırbaçla Hopeâun kanla kaplı bedeninin üzerinde dikildiÄini görünce gözlerim karardı. Hemen üstüne atlayıp geriye doÄru sendelemesine yetecek kadar sert bir yumruk attım.
Ãç adam tarafından geri çekilmeden önce yumruk atmaya devam ettim. Gözlerim nefes almakta zorlanan Hopeâa gitti.
Platformu titretecek kadar yüksek bir sesle, âHerkes dıÅarı çıksın,â diye baÄırdım. Saniyeler sonra, görüŠalanımda kimse yoktu.
Hope'un kelepçelerini çözerken Matt'in bir battaniye getirdiÄini gördüm. Hopeâu çabucak battaniyeye sarıp kucaÄıma aldım.
âMatt, adamlarımdan zindanın nerede olduÄunu öÄren. Sonra da bu pisliÄi oraya götür. Ãldürmek dıÅında ne istersen yap çünkü ölümü benim elimden olacak,â dedim.
Mattâin cevabını duyamadan tigrenin yumuÅak iniltilerini duydum. Tüm bunlar nasıl olmuÅtu?
Oyun odalarına yürüdüm. Odamın en arkada olmasından ilk kez nefret ediyordum.
Odama ulaÅtıÄımda Hopeâu yavaÅça yüzüstü yatırıp ilk yardım çantasını almak için banyoya koÅtum. Ãantayı aldıktan sonra lavabonun yanında duran bardaÄı ılık suyla doldurdum.
Ãabucak odaya döndüÄümde Hopeâun sessizce aÄladıÄını gördüm.
SakinleÅmesi için, âHope, her Åey yolunda. İyi olacaksın,â diye fısıldadım ancak az önce yaÅadıklarının kelimelerle sakinleÅtirilemeyeceÄini biliyordum.
Kesiklerin ne kadar derin olduÄunu görmek için battaniyeyi kaldırdım ama sırtı kanla kaplı olduÄu için göremedim. Alkole bandırılmıÅ, temiz mendillerden birini alıp yaralarını temizlemeye baÅladım.
Onu böyle acı içinde inlerken görünce içim parçalandı. Åerefsiz Antonio bundan çok daha büyük acılar çekecekti. Kulübümdeki bütün kuralları çiÄnemiÅ, bana ve BDSM topluluÄuna saygısızlık etmiÅ, en önemlisi de benim olanı incitmiÅti.
Bugün onun son günüydü. Günün sonunda onu öldürmem için yalvaracak, ben de dileÄini seve seve yerine getirecektim.
Hopeâun bütün yaralarını temizlediÄimde yaralarının derin olmadıÄını, dikiÅ gerektirmediÄini, görüp rahat bir nefes aldım. Kendi kendilerine iyileÅebilecek yaralardı. Birkaç hap çıkarıp aÄrı kesicileri aramaya baÅladım.
Ãnce hidromorfon vermeyi düÅünsem de beni dinlemeyip alkol aldıÄından emin olduÄumdan hayatını daha fazla riske atmamak için daha güçsüz bir ilaç tercih ettim.
âTigre, bunu al. AÄrılarını dindirecek,â dediÄimde aÄzını açıp susuz bir Åekilde yuttu.
Sessiz hıçkırıklarını dinleyerek uzun, dalgalı saçlarını okÅadım. Düzenli nefes almaya baÅlayıp hıçkırıkları kesildiÄinde uyuyakaldıÄını anladım.
Bütün gece boyunca yanında durup huzur içinde nefes alıp veriÅini izledim. Yaralarının üstüne yatıp kendine daha fazla acı çektirmemesine özellikle dikkat ettim.
Mattâten Antonio'nun Åu an nasıl göründüÄünü gösteren sanat eseri gibi resimleri alınca memnun bir Åekilde gülümsedim. Antonioânun kan içindeki yüzü tamamen deforme olmuÅ, kolları bükülmüÅ, omuzları çıkmıÅtı.
Son resimde tamamen çıplak bir Åekilde tavandan sarkıyor, vücudunun her yerinden kan damlıyordu.
Matt'in baÅ harfleri vücuduna kazınmıÅtı. ÃldüÄünde, insanlar kimi suçlayacaklarını bileceklerdi. Yakında, benim baÅ harflerim de Matt'in vücuduna kazınacaktı.
İngiliz İstihbarat Servisi toplumda infial olmaması için her Åeyi yapacaÄından genel halkın bu olaydan haberi olmayacaktı.
Tüm resimleri kaydettikten sonra Matt'e onları bir sanat yarıÅmasına göndermesi gerektiÄini söyledim. Ãok güzel oldukları için kesin kazanırdı.
âEnrique...â
Hope'un yorgun, acılı sesini duyunca içim sızladı. Zevk veren acılar dıÅında acı çekmesini istemiyordum. O, asla acı çekmeyi hak etmiyordu.
âÅÅ. Buradayım bebeÄim,â diye fısıldadıÄımda yaÅlı gözlerle yüzüme baktı. Kollarını boynuma sardıÄında yavaÅça kucaÄıma aldım.
KıvrılmıŠvücudu kucaÄımla mükemmel bir Åekilde uyumluydu. Bacaklarını göÄsüne çekip iyice kıvrılarak omzumda aÄlamaya baÅladı.
GözyaÅları içinde âÃok üzgünüm,â dediÄinde kaÅlarımı çattım. Neden üzgündü ki? Antonio'nun haysiyetsiz bir adam olması Hopeâun suçu deÄildi.
âBu senin suçun deÄil, bebeÄim. AÄlama,â dedim. Olayları daha net bir Åekilde görebilmesi sakinleÅtirmeye çalıÅtım. Bu olay yüzünden kendini suçlayamazdı. Suçlanacak son kiÅi oydu. O, sadece bir kurbandı.
âHayır, benim suçum. Seni dinlemedim. İtaat etmedim. Saygısızlık ettim,â diye hıçkırdı. SaçmaladıÄının farkında deÄildi.
Hangi kuralı çiÄnerse çiÄnesin onu asla dövmezdim. Kimse haksız yere iÅkence görmeyi hak etmiyordu.
âHope gözlerimin içine bakıp ne gördüÄünü söyle,â deyip parmaÄımı çenesinin altına koyup yüzünü kaldırdım.
âEndiÅe. Ãfke. Hiddet,â deyip tekrar aÄlamaya baÅladı.
~Lanet olsun.~
âHope, sana deÄil; sana dokunmaya cesaret eden pisliÄe kızgınım. YaÅamayı hak etmeyen varlıÄa,â deyip, tekrar gözlerime bakmasını saÄladım.
Dudaklarını dudaklarıma bastırmak için tüm enerjisini kullanmadan önce, âHer Åeyi mahvettiÄim için üzgünüm,â diye fısıldadı. Tüm kontrolün onda olduÄu yavaÅ bir öpücük olsa da sorun etmedim.
Bir süre sonra kontrolü ele alıp ona karÅı neler hissettiÄimi, benim için ne kadar önemli olduÄunu gösterircesine tutkuyla öpmeye baÅladım. Ne yaparsa yapsın arkasında duracak, her daim koruyacaktım.
Onu neyin beklediÄi önemli deÄildi çünkü ona yardım etmek için her zaman yanında olacaktım.
âBu gerçekten benim hatamdı,â dedi, bu sefer aÄlamadan. Bunun onun için ne kadar zor olduÄunu görebiliyordum.
âHayır. Antonio kuralları çiÄneyip ona ait olmayanı cezalandırmaya kalkıÅtı. YaptıÄı Åey rızaya dayalı deÄildi. Senin nasıl hissettiÄini asla umursamadı. Sadece kendisini düÅündü.â
Ãfkeli sözlerim bakıÅlarını yere indirip birkaç damla gözyaÅı dökmesine sebep oldu.
âAma ben kimseye ait olmadıÄımı söyledim,â dedi, ki bunu zaten biliyordum. Beni tamamen kabul etmesi zaman alacaktı.
âBiliyorum, Hope ve böyle düÅündüÄün için asla kızmıyorum. Ben sadece seni asla bırakmayacaÄımı, bir gün benim olacaÄını bilmeni istiyorum. Sadece bedeninle deÄil her Åeyinle. Bedeninle zihnin beni aynı anda istediÄinde.â
Gözlerinde acı ve suçluluk vardı.
İki duyguyu da ondan almak istedim. Kendini asla kötü hissetmemesini istedim.
âTeÅekkür ederim,â diye fısıldayıp deyip tekrar dudaklarıma yanaÅtı.
KarÅılık vermekte gecikmedim. Saçlarımı kavramasına izin verirken canının yanmaması için hiçbir yerine dokunmamaya dikkat ettim.
Geri çekildiÄinde, âSırtım nasıl?â diye sorup sırtına dokunmaya çalıÅtı.
Ellerini avucumun içine alıp, âHissettiÄin kadar kötü deÄil. Birkaç hafta içinde iyileÅir. Yine de dikkatli olmalısın. Popon nispeten daha iyi durumda. Sanırım bu yüzden üstüne oturmakta zorlanmıyorsun,â diye açıkladım. BaÅını sallayıp yere baktı.
Acıyı hatırladıÄı için titrediÄini hissettim.
âÅÅ, sorun yok. Kimsenin seni incitmesine asla izin vermeyeceÄim,â deyip alnından öptüm.
âAcıdan deÄil. İz kalacaÄı için utanıyorum. Artık beni istemeyeceksin diye korkuyorum,â deyip kucaÄımdan inmeye çalıÅtıÄında daha da sıkı sarıldım.
âUtanılacak bir Åey yok. Kesikler derin olmadıÄı için yara izi kalmayacak. Hem kalsa bile asla seni terk etmeme sebep olmaz. Hiçbir Åey buna sebep olmaz. Sen benimsin. Sonsuza dek...â
Bunun üzerine rahatlayıp baÅını göÄsüme dayadı. Saatime baktıÄımda on biri yirmi geçtiÄini gördüm. Hope bir süredir uyuyordu.
HareketsizleÅtiÄini hissedince tekrar uykuya daldıÄını anlayıp, kollarıma alıp ayaÄa kalktım.
Odadan çıkarken, muhtemelen bütün gece burada beklemiÅ olan Killian ve Peterâın endiÅeli gözleriyle karÅılaÅtım.
Sonuçta ikisi de çok yakın dostumdu ve Hopeâun benim için ne kadar önemli olduÄunu biliyorlardı. Muhtemelen ben de aynısını onlar için yapardım.
Killian, âO nasıl?â diye sordu. Her zamanki esprili tavrının yerini yumuÅak bir ciddiyet almıÅtı.
âUyumadıÄı anlarda sürekli aÄlayıp kendini suçladı,â dediÄimde, ikisi de sinirlendi. Kendini suçlamasının ne kadar saçma olduÄunu biliyorlardı. Yine de bir Åey söylemeyip sadece kafa salladılar.
âOnu eve bıraktıktan sonra zindana gideceÄim. Biraz eÄlenmek ister misiniz?â diye sordum.
Peter baÅını hayır der gibi sallarken Killian sırıttı. Adi herif hiçbir eÄlenceyi kaçırmazdı. Biraz sadistti ama rızaya dayalı olduÄu sürece umurumda deÄildi.
Bu durum hariç. Antonio kızıma el sürerek baÅına geleceklere onay vermiÅti.
âBir saat içinde zindanda buluÅalım. Gelirken birkaç kıyafet getir,â dedim. Herhangi bir yabancıyı korkutup kaçıracak bir sırıtıÅla baÅını salladı.
~İntikam tatlıdır.~