HOPE
~Lanet olsun, lanet olsun, lanet olsun...~
~Bittim ben...~
Babam beni bu adam hakkında uyarmıÅtı. O da Enrique ile çalıÅıyor olmasına raÄmen iÅ dünyasında kimseye güvenilmeyeceÄini söylerdi.
DiÄerleri gibi korkmayacaÄıma karar verip doÄrudan kahverengi gözlerinin içine baktım. Tanrım, gerçekten çok yakıÅıklıydı.
Neredeyse 1.95 cm boyunda dev gibi bir adamdı. Ãstünde göÄüs kaslarıyla geniÅ omuzlarını belli eden dar bir gömlek vardı. Kesinlikle tarz sahibi ama bir o kadar da tehlikeliydi.
İçimi titreten bir sesle, âGörüyorum ki kim olduÄumu biliyorsun, ~tigre~,~â deyip aramızda bir metre bile kalmayana kadar yaklaÅtı.
Bana İspanyolca kaplan dediÄi duyunca içim bir hoÅ oldu.
~Neler saçmalıyorsun? Kendine hâkim ol, Hope...~
Aramızdaki mesafeyi kapatıp, elimi uzatarak, âBen Hope. Hope Anderson,â dedim. Onunla konuÅmaya korkan insanlardan biri olamazdım.
âHope...â
Adımı söyleme Åekli onu daha da çok arzulamama neden oldu. Meme uçlarım sertleÅirken bugün iç çamaÅırı giymediÄim için kendime lanet ettim.
âDaniel Anderson'ın en küçük kızı olmalısın.â
Bunun bir soru olduÄunun farkında olsam da normalde çok soru soran bir insan olmadıÄını düÅündüm. Muhtemelen tek yaptıÄı etrafa emirler yaÄdırmaktı.
âBiz ikiziz,â diye mırıldandım. Bana en küçük dediÄi için sinirlenmiÅtim. Sonuçta kardeÅimle aramızda sadece üç dakika vardı.
Buram buram güç yayan bir sesle, âHerkes dıÅarı çıksın. Hope ile yalnız kalmak istiyorum,â diye baÄırdı.
Bütün korumaların aceleyle uzaklaÅtıÄını görünce Enriqueânin sözünü dinlemem gerektiÄini anladım. Kaçmanın bir yolu yoktu. Ona ve adamlarına karÅı koymaya çalıÅmak ölmekten baÅka iÅe yaramazdı.
Unvanından etkilenmediÄimi gösteren güçlü bir sesle, âBenden ne istiyorsun?â diye sordum.
âSenden istediÄim tek Åey sensin,â deyip biraz daha yaklaÅtı.
Birazdan ne olacaÄını bilmeden gözlerinin içine baktım. Bir iki kez öpüÅmek dıÅında bir aÅk hayatım olmamıÅtı.
Enrique pantolonundaki kabarıklıÄı karnıma yaslayarak, âKüçük bedeninin bana ne yaptıÄına bak,â dedi.
Bacaklarım istemsizce birbirine sürtünürken aÄzımdan küçük bir inilti çıktı. ~Benim neyim var? O kadar mı sarhoÅum?~
âSiktir git!â deyip geri çekildim. Böyle elbiseler giymememin bir nedeni de buydu. Erkekler beni sadece vücudum için istiyordu.
âSen de beni istiyorsun, tigre,â dedi.
Gerçek bir riyakâr olduÄumu fark edince tekrar yaklaÅtım. İçime girdiÄini hayal edince inledim. Lanet olsun, kesin çok içmiÅtim. Etrafta erkekler varken bu kadar içmemeliydim.
Onun da inlediÄini duyunca ters ters baktım.
~Buna deÄer mi?~
Gururumu tamamen ayaklar altına alıp, üstüne atlayıp bacaklarımı beline kollarımı da boynuna doladım. Hemen karÅılık verip, kalçalarımı kavrayıp dudaklarıma yapıÅtı.
YavaÅ ya da romantik olmayan; tamamen onun hükmettiÄi sert bir öpüÅmeydi. DudaÄımı ısırıp dilini aÄzıma sokmak istediÄinde bir kere baÅlarsak duramayacaÄımızı bildiÄim için izin vermedim.
Birkaç kez daha denese de her seferinde reddettim. Kalçamı sıkma Åeklinden sinirlendiÄini anladım. Aniden bir Åaplak attıÄında acıyla inledim.
Bunu fırsat bilip, dilini aÄzıma sokup her köÅesini keÅfetmeye baÅladı.
Dillerimiz vahÅi bir Åekilde çarpıÅmaya devam ederken ~Bittim benâ¦~ diye düÅündüm. Sonunda kimin kazanacaÄını bilsem de o kadar çabuk pes etmeyecektim. Bu, hiç eÄlenceli olmazdı.
Biraz soluklanabilmek için geri çekildiÄimizde elbisemin fermuarının çoktan açıldıÄını, artık geri dönüŠolmadıÄını fark ettim. Zaten geri dönmek istediÄim de yoktuâ¦
Beni masanın ucuna oturtarak, âKahretsin, çok güzelsin,â dedi.
Ellerimi geri çeksem de bacaklarımı çekmedim. Penisinin tam istediÄim yer olan bacaklarımın arasına deÄiyor olmasından memnundum.
Straplez elbisemi belime indirip göÄüslerimi ortaya çıkardı. Normalde bir yabancının önünde rahatsız ya da güvensiz hissetmem gerekirken Enriqueânin Åehvet dolu bakıÅlarından cesaret aldım.
EÄilip boynumu öpmeye baÅladıÄında daha rahat ulaÅabilmesi baÅımı arkaya attım.
Meme ucumu sıktıÄında az önce bastırmaya çalıÅtıÄım inlemeyi daha fazla tutamadım.
~Lanet olsun, çok iyi...~
Meme uçlarımla oynamayı bitirdikten sonra baÅından beri istediÄim Åeyi yapıp elbisemin altına dokundu. İç çamaÅırı giymediÄimi fark edince sırıttı.
âBöyle bir elbisenin altına külot giyemezsin,â diye fısıldadım.
Sırıtmaya devam etti.
Parmaklarını vajinamın kıvrımlarında gezdirmeye baÅladıÄında inlemelerimi daha fazla tutamadım. Parmaklarını bile zar zor hissederken daha fazlasını arzulayıp içime girmesini istiyordum. Hayır, buna ihtiyacım vardı!
âLütfen, Enrique,â diye yalvardıÄımda sadece kıkırdadı. Daha fazla temas arzusuyla kalçalarımı yaklaÅtırdıÄımda elini geri çekti. Daha önce, bırakın bir erkeÄe yalvarmayı onlardan gelen bakıÅları bile umursamazdım.
âSabret, tigre, sabret,â diye fısıldadı. Sinirlerim bozulmaya baÅladıÄı için bir kereliÄine de olsa kontrolü elime almaya karar verdim.
Tenine dokunabilmek için gömleÄini tutup ikiye ayırdım. Her yere düÄmeler saçıldı. Gövdesi ortaya çıktıÄında karın kaslarına, güçlü kollarına dokundum.
Tam dudaklarımı göÄüs kaslarına yaklaÅtırdıÄımda uzun parmaklarından birini içime soktu.
ParmaÄını yavaÅ bir tempoda hareket ettirmeye baÅladıÄında, âLanet olsun, evet!â diye baÄırdım.
âKahretsin, daracıksın,â deyip dudaklarıma yapıÅtı. Hızını arttırdıÄında dudaklarının arasında kaybolan bir inilti çıkardım.
Bir parmaÄını daha soktuÄunda acı ile zevk karıÅımı bir çıÄlık atıp istemsizce pantolonunun düÄmelerine uzandım.
Baksırına sıÄmayacak kadar büyümüŠpenisinin ucunu görünce aÄzımda nasıl hissettireceÄini düÅünüp dudaklarımı yaladım.
Enrique tam o anda hızlanınca içime giren parmaklarından baÅka her Åeyi unutup inlemeye baÅladım.
Karnımda biriken baskı kendimi daha fazla tutamayacaÄımı gösteriyordu. Enrique'nin sırıtıÅına bakılırsa o da bunun farkındaydı.
âBenim için gel,â deyip, parmaklarını kıvırıp tam istediÄim noktayı buldu.
Parmaklarının ucuna boÅalırken, âEnrique!â diye baÄırdım. Parmaklarını çıkardıÄında hâlâ nefes nefeseydim.
Temas kaybı hayal kırıklıÄına uÄramama sebep olsa da parmaklarını aÄzına götürüp yaladıÄında çok heyecanlandım.
âKahretsin, bu çok seksiâ¦â
Enrique kıkırdayıp, pantolonunu çıkarıp bacaklarımın arasına yerleÅti. Penisinin ucu vajinama deÄdiÄinde hafifçe inledim.
Son derece iç gıcıklayıcı bir sesle, âSeninle iÅim bitmedi, tigre,â dedi.
~Lanet olsun!~
Daha fazla ileri gitmesine izin vermeden önce, âPrezervatif, lütfen,â dedim.
âGeri çekilirim!â dedi.
BaÅımı iki yana salladım.
İç çekip çekmecelerinden birinden bir prezervatif çıkardı. Paketi aÄzıyla yırttıÄını görünce kızlarla izlediÄimiz erotik filmlerden bir sahneyi hatırladım.
Prezervatifi taktıktan sonra tekrar bacaklarımın arasına yaklaÅtı.
Derin bir nefes alıp yaklaÅan acıya hazırlandım. Yeterince ıslanmıŠolsam da benim için fazla büyüktü. Hâlâ bakire olduÄum gerçeÄi de duruma yardımcı olmuyordu.
Bir hamlede içime girerken, âSeni bir gün prezervatif olmadan becereceÄim,â diye tısladı.
Acıdan haykırdım. Beni parçaladıÄını hissederken gözümden yaÅlar aktı.
âKahretsin. Bakire misin!â deyip durakladı. Acı verici olacaÄını bildiÄinden büyüklüÄüne alıÅmam için zaman tanıdı.
Bir dakika sonra yavaÅça baÅımı sallayıp, âDevam et,â dedim.
Uzun darbelerle yavaÅça girip çıkmaya baÅladı. Acı kısa bir süre sonra azaldıÄında bu yavaÅ tempodan sıkılmaya baÅladım.
âDaha hızlıâ¦â
Enrique'nin baÅka bir Åey duymaya ihtiyacı yoktu. Geri çekilip neredeyse masadan düÅeceÄim kadar sert bir Åekilde içime girdi.
Hiç hız kesmeden, âMasaya tutun,â dedi. TartıÅmanın faydası olmayacaÄını bildiÄim için dediÄini yapıp tüm gücümle masaya tutundum.
O, içime girip çıkarken onu izledim. Kendini tuttuÄu için minnettardım.
âKahretsin, bu harika hissettiriyor. Ãok sıkısın,â diye inledi.
Nefes nefese olduÄum için dediklerini zor duyuyordum.
Karnımda yine aynı baskıyı hissetmeye baÅladım. Her seferinde doÄru noktayı bulan hızlı darbeleri yüzünden doruÄa öncekinden bile çabuk yaklaÅmıÅtım. Kasılmaya baÅlamasından onun da yaklaÅtıÄını anlayabiliyordum.
Daha fazla dayanamayıp kendimi bıraktım. Vajinam penisinin etrafında bir nabız gibi atmaya baÅladı. Birkaç darbeden sonra Enrique de doruÄa ulaÅtı.
Kısa bir süre sonra geri çekilip banyoya girdi.
Hiçbir Åey söylemeden elbisemi düzelttim. Aynaya bakınca berbat göründüÄümü fark ettim; saçlarım darmadaÄın, yüzüm kıpkırmızıydı. Hemen masanın yanında duran el çantamı aldım.
Hâlâ banyoda olan Enrique'ye bakıp ikimizin de bu konu hakkında konuÅmak istemeyeceÄimizi düÅündüm. Saatin neredeyse sabahın üçü olduÄunu görünce kızlara mesaj atıp benimle giriÅte buluÅmalarını söyledim.
Ãabucak dıÅarı çıktıÄımda ikisinin de benim gibi daÄılmıŠolduklarını fark ettim. Sanırım onların geceleri de benimki kadar güzel geçmiÅti.
Hep bir aÄızdan, âBunu pazartesi günü konuÅuruz,â dedik.
Kızları bırakıp eve döndükten sonra hemen banyoya girdim. Uzun, sıcak bir duÅtan sonra yumuÅak yataÄımın her Åeyi unutturmasına izin verip uykuya daldım.