HOPE
~Alkole lanet olsunâ¦~ BaÅımdaki zonklamaya yavaÅ yavaÅ alıÅsam da gözlerimi açmaya cesaret edemiyordum. Gözüm kapalıyken bile hissettiÄim parlak güneÅe alıÅamayacaÄımı biliyordum.
Gözlerimi açmadan esnerken acıyla inledim. Kolumdaki acı hâlâ geçmemiÅti. Neden bu kadar acıdıÄını hatırlamaya çalıÅsam da gecenin çoÄunu hatırlamadıÄım için sebebini bilmiyordum.
YaklaÅık on dakika sonra, sonunda gözlerimi açma cesaretini buldum. IÅıÄa daha çabuk alıÅmak için gözlerimi kırpıÅtırdım.
Bir daha asla görmek zorunda kalmayacaÄımı umduÄum odada olduÄumu fark edince, âLanet olsun!â diye haykırdım.
~Enrique'nin evine nasıl geldim?~
Hayal kırıklıÄı içinde örtüleri kaldırınca üstümde hâlâ dün gece kulübe giderken giydiÄim kıyafetlerin olduÄunu gördüm.
Ayrıca büyük bir kazak giyiyordum. Ne kadar bol olduÄuna bakılırsa Royâun kazaklarından biriydi.
En azından Enrique üstümü çıkarmaya kalkmamıÅtı.
âLanet olsun!â KazaÄı çıkarmaya çalıÅırken kolumdaki acıdan inledim. Bir kez daha deneyip üst koluma deÄdirmemeye çalıÅarak dikkatli bir Åekilde çıkardım.
âYok artık!â deyip yataktan çıkıp boy aynasına koÅtum. Koluma bakınca gözlerime inanamadım.
Kolumun üst kısmında çizimimin dövmesini görünce aklımdan milyonlarca soru geçti, ki en önemlisi Åuydu: Tüm bu dövme yaptırma sürecini nasıl unutmuÅtum?
Güzel dövmeyi incelerken parmak uçlarımı çizgilerin üstünde gezdirdim.
Bir gün bir dövmem olacaÄını hiç düÅünmezdim. BaÅlangıçta hissettiÄim öfke gitmiÅti. Åu an bir dövmem olduÄu için mutluydum.
On dakika boyunca dövmemin detaylarını inceledim. Ãizimimdeki tüm detaylar, gölgelendirmeler koluma mükemmel bir Åekilde aktarılmıÅtı.
Hiç kusur yoktu. Neredeyse çizimimden daha iyiydi.
Banyoya gidip hızlı bir duÅ aldım. Yalnız, aklımda hâlâ bir soru vardı: Bu dövmeyi kim yapmıÅtı?
DiÅlerimi fırçalarken, o keskin acı ve Romeo'nun âTamam, bitti,â deyiÅini hatırlayınca neredeyse diÅ macununda boÄuluyordum.
Kahretsin! Dövmeyi yapan oydu. Ãstümü bile giymeden odaya koÅup telefonumu aldım.
KiÅi listemde Royâun numarasını olmadıÄını görünce, âLanet olsun,â diye mırıldandım.
~Enrique!~
Telefonumu kaptıÄım gibi ofisine koÅup kapıyı bile çalmadan içeri girdim. İçeride olduÄundan emindim.
Enrique âNeler oluyor?â derken cümlenin ortasında durup bana baktı. Yüzünde Åok ve baÅka bir duygu daha vardı. Åehvet?
Giyinmek bir yana üstüme bir havlu bile almadıÄımı fark edince dehÅete düÅtüm.
Ãıplak bedenime bakıp ne yapacaÄımı bilmeden, kapıyı kapatıp odaya koÅtum. Kapıyı kilitleyip, gördüÄüm ilk Åey oldukları için çarÅafların altına girdim.
Enrique son derece sert bir sesle, âKapıyı aç!â diye baÄırdı.
âHayır!â Az önce olanlar yüzünden hâlâ utanç içinde olduÄum için söyleyebileceÄim tek Åey buydu.
~Nasıl bu kadar aptal olabilirim?~
âLanet olası kapıyı aç!â diye baÄırdıÄında yataktan atladım.
Emrine itaat etmek istesem de tek yapabildiÄim Åey çarÅaflara sarınıp yere yapıÅmıÅım gibi hareketsizce durmak olduk.
Enrique'nin küfretmesinden saniyeler sonra kapı yere düÅtü. Her Åey bir aksiyon filminin içindeymiÅiz gibi aÄır çekimde ilerliyordu.
Yerde iÅe yaramaz bir Åekilde yatan kırık kapıya baktım. Nasıl kırıldıÄını hatırlayınca tekrar yukarı baktım.
âTam sen ne yaptıÄını sanıyorsun?â diye soracaktım ki Enrique dudaklarıma yapıÅıp söyleyeceÄim her Åeyi unutturdu.
Hiç düÅünmeden karÅılık verdim. Dilini diÅlerime dokundurduÄunda istemsizce dudaklarımı araladım.
Onu öperken dudaklarını ne kadar özlediÄimi hatırladım. ÃarÅafları bırakıp, saçlarından tutup kendime yaklaÅtırdım.
Ãstünde gömlek olmadıÄını ancak o an fark etmem çıplak göÄsüne deÄen meme uçlarımın sertleÅmesine neden oldu.
âLanet olsun!â deyip geri çekildi. Gözleri neredeyse siyahtı. Kocaman olmuÅ göz bebekleri Åehvetinin kontrolü ele geçirdiÄini gösteriyordu. İkimiz de nefes nefeseydik.
~Onu özlemiÅimâ¦~ Bu gerçek kafama dank edince yutkundum.
Åimdi sadece birbirimize bakıyorduk. Yüzlerimiz birbirinden sadece birkaç santim uzaktaydı.
âGiyin,â dedi, yerinden bile kıpırdamadan. KarÅılıÄında saçlarını daha da sıkı kavradıÄımda kaÅlarını çattı.
~Onu istiyorum.~ Al iÅte, yeni bir düÅünce daha⦠Hem de çok uzun zamandır inkâr etmeye çalıÅtıÄım bir düÅünce. Hormonlarım oyunu kazanıyordu.
Gitmesine izin vermeyeceÄimi göstermek için gözlerinin içine bakarak, âHayır,â diye fısıldadım, Daha sonra ne olacaÄı umurumda deÄildi. Åu an onu istiyordum.
âAz önce ne dedin?â dedi sırıtarak. KazandıÄını düÅündüÄünü biliyordum ama bu bir kerelik bir Åey olacaktı.
Nedenini bilmesem de Åu an ona ihtiyacım vardı. Bu duyguya daha fazla karÅı koyabileceÄimi sanmıyordum. Bu yüzden kendimi bıraktım.
Tekrar, âHayır,â dediÄimde hiç düÅünmeden dudaklarıma yapıÅtı. Ancak bu sefer farklıydı. Enriqueânin baskınlıÄı kendini gösteriyordu.
Dilini aÄzıma sokarken izin vereceÄimi bildiÄi için sorma gereÄi bile duymadı.
Ona biraz daha sokulmaya çalıÅtıÄımda aÄzımdan bir inilti kaçtı. Temas arzusuyla bacaklarımı beline doladım. Ereksiyonu tam vajinamın üstündeydi.
Ona nasıl sürtündüÄümü görünce inledi. Tepkisini beÄendiÄim için bu sefer sırıtan bendim.
Beni yataÄa yatırırken, âArtık geri dönüÅü yok,â diye fısıldadı. Bunu bildiÄimi göstermek için baÅımı sallayıp dudaklarından öptüm.
Dilini birden boynuma götürüp sımsıcak olmuÅ tenimi yalayıp ısırmaya baÅladıÄında inlememi daha fazla tutamadım. Bu sefer beni susturacak dudakları yoktu.
HassaslaÅmıŠmeme uçlarımla oynamaya baÅladıÄında kendimden geçtim. Ani orgazmım ikimizi de gafil avladı.
YaÅadıÄım müthiÅ zevk azalıp tekrar doÄru düzgün düÅünebilmeye baÅladıÄımda ~âBana dokunmadı bile!â~ diye haykırdım içimden..
Beni tekrar öpmeden önce, âKahretsin, orgazm olurken çok güzel görünüyorsun,â diye sırıttı.
Elini yavaŠyavaŠbacaklarımın arasına indirdi.
Dudaklarımı öpmeye devam etmeden önce, âÃok pürüzsüzsün,â diye fısıldadı. Vajinamı üstünden okÅamaya baÅladıÄında bu yavaÅ dokunuÅlar beni sadece kızdırdı. Sanırım onun istediÄi de buydu.
Dudaklarını benimkilerle mükemmel bir uyum içinde hareket ettirirken bir anda alt dudaÄımı ısırıp parmaklarından birini içime soktuÄunda acıdan ve zevkten çıÄlık attım.
Acıyı yatıÅtırmak için dudaklarımı emdi. Bir parmaÄını daha dâhil ettiÄini hissettiÄimde kalçalarımı havaya kaldırdım. Uzun zamandır seviÅmediÄim için çok hassaslaÅmıÅtım.
âBöyle hassas olmana bayılıyorum,â deyip baÅparmaÄının klitorisime yaÅattıÄı zevkten nasıl inlediÄimi izledi.
Vajinamın çok dar olduÄunu hissedip esnettiÄinde parmaklarının yaÅattıÄı acı hissi de azaldı.
BaÅparmaÄıyla klitorisimin üzerinde daireler çizmeye baÅladıÄında kıvranmaya baÅladım. YoÄun bakıÅları beni rahatsız hissettirmek bir yana kendimi seksi, güzel hissetmemi saÄlıyordu.
Artık doruÄa yaklaÅtıÄımı hissedince, âLütfen içime gir,â dedim. Parmaklarını çıkardıÄında hayal kırıklıÄıyla inledim.
Parmaklarını dudaklarına götürüp yaladıÄında dikkatle onu izledim. Bu kadar basit bir hareketi bile inanılmaz seksi göstermesine bayılıyordum.
âNasıl istersen, tigre,â deyip bacaklarımın arasına yerleÅti.
~Åortuyla baksırını ne ara çıkardı?~
Bir anda içime girip her zamanki tanıdık acıyı hissettirdiÄinde, âÃzgünüm,â deyip çıÄlıÄımı dudaklarıyla bastırdı.
İçimi delip geçen penisi hatırladıÄımdan daha büyüktü.
~Lanet olsun, Matt'i düÅünmenin zamanı deÄil ama neden Enriqueâninki bu kadar büyük?~
Büyük penisine uyum saÄlayabilmem için bir süre hareketsiz kaldı.
Seksin bu kadar acı verici olduÄunu hatırlamıyordum. Sanırım bunun nedeni, ilk seferinde çok sarhoÅ olmam, ikincisinde de fiziksel acımı unutturacak bir duygusallık içinde olmamdı.
Evet, Mattâinki de büyüktü ancak Enrique beni çok fazla esnettiÄi için onunlayken daha çok acı çekiyordum. Ayrıca, bir süredir seks yapmadıÄım için vajinam daha da sıkılaÅmıÅtı.
âKahretsin, neden bu kadar kalın olmak zorundasın?â diye sorduÄumda kıkırdadı. BaÅımı kaldırıp yüzüne baktıÄımda hem sırıttıÄını hem de hareketsiz kalmak için mücadele ettiÄini gördüm.
Onu içimde hissetmem benim için nasıl acı verici ise hareket etmemeye çalıÅmak da onun için acı vericiydi.
âDaha önce Åikâyet etmiyordun ama,â dedi. Sesini sakin tutmaya çalıÅsa da sakin olmakta zorlandıÄını görebiliyordum.
Derin bir nefes aldıktan sonra ayaklarımı beline doladım. Bu, onu daha derinde hissetmeme sebep olunca acıdan hem inledim hem çıÄlık attım.
âO zamanlar ne düÅündüÄümü bilmiyordum. Artık hareket et,â dediÄimde rahat bir nefes aldı.
Geri çekilip tekrar girdiÄinde acıdan gözlerimi kapattım. Penis büyütme ameliyatı falan mı geçirmiÅti? Bu acıyı neden hatırlamıyordum?
Beni öpmeye baÅladı ama bu sefer hızlı ya da sert deÄildi. Acımı yatıÅtırmak ister gibi öpüyordu. Bu yavaÅ tempo nefes almamı kolaylaÅtırıp acımı yavaÅ yavaÅ azalttı.
Ellerimi sırtına bastırıp kalçalarımı döndürdüÄümde geri çekilip acıyla gözlerimin içine baktı.
âTigre, bunu bir daha yaparsan sabrımın sonuna gelebilirim,â diye uyarsa da hızını artırmadı. Kendini nasıl tutacaÄını iyi biliyordu.
Sadece sırıttım. Onu kızdırmayı seviyordum.
Onu daha derine alabilmek için yataÄın ucuna ilerlerken kalçalarımı bir kez daha döndürdüm.
Geri çekilip tekrar içime girdiÄinde âKahretsin,â diye baÄırdım. Acı rahatsız edici olsa da katlanılabilirdi.
Bununla da yetinmedi. Her darbesini karnımda hissedeceÄim kadar sert, hızlı bir Åekilde girip çıkmaya baÅladı.
Dudaklarımı öptükten sonra boynuma ilerleyip yalayıp ısırmaya baÅladı. Artık acıya deÄil dokunuÅlarının verdiÄi zevke odaklanıyordum.
Tüm bunlar yetmezmiÅ gibi parmaÄını da klitorisimin üzerinde gezdirmeye baÅladı. Artık hızından rahatsız olmuyordum. Boynumu hafifçe ısırdıÄında hoÅuma giden bir acı hissettim.
~Kahretsin, mazoÅist olduÄumu bilmiyordum.~
Klitorisimdeki parmaÄını hızlandırdıÄında, diÅlerini sıkarak âTigre, gelmek üzereyim,â deyip hafif bir inilti çıkardı.
Tekrar doruÄa yaklaÅtıÄımı hissedince baÅımı kaldırıp dudaklarına yapıÅtım. Penisi ve eli beni sona yaklaÅtırmak için uyum içinde hareket ediyordu.
Sıcak sperminin içime boÅaldıÄını hissettiÄimde kasıldım. BaÅımı geriye atıp, inleyerek tırnaklarımı omzuna geçirdim.
DuyabildiÄim tek Åey nefes seslerimizdi. Her Åey hem doÄru hem de yanlıŠhissettiriyordu. Bugün kazanmasına izin vermiÅ olmam oyunu kazandıÄı anlamına gelmiyordu.
âCanını yaktıÄım için üzgünüm. Sanırım vajinan beni o kadar özlemiÅ ki daha da sıkılaÅmıÅ,â dedi, sırıtarak.
âGit kendini becer,â diye baÄırdım. Ona olan nefretim geri dönmüÅtü.
âOh bebeÄim, iÅte burada yanılıyorsun. Burada becerilen biri varsa o da sensin,â dediÄinde hâlâ içimde duran penisinin tekrar sertleÅtiÄini hissettim.
âPislik,â deyip tokat attıktan sonra tüm gücümle üstümden ittim. Yataktan kalktıÄımı görünce sızlandı. Åu an dizlerinin üstünde duruyor olmasına raÄmen yine de benden uzundu.
Tehditkâr bir sesle, âBuraya gel, Hope,â dediÄinde baskın tavrı hem içimi ürpertti hem de hoÅuma gitti.
Onu daha da kıÅkırtmak için, âHayır, pislik herif,â dedim. Kaslarının birden gerildiÄini gördüm. Vücuduna baktım. Bacakları kalındı; kasları hemen göze çarpıyordu.
Tüm ihtiÅamıyla dimdik duran penisine bakınca beni az önce onunla becerdiÄini düÅündüm. Sekizli karın kası gözleri görmeyen biri tarafından bile fark edilecek kadar belirgindi.
Omuzları on ay öncesine göre daha geniÅti. Aynı kalan tek Åey yüzüydü. Hâlâ kusursuz, hâlâ çok güzel olan yüzüâ¦
âHemen, Åimdi!â diye kükredi. Gerçekten de kükredi.
Bacaklarım artık beni dinlemiyordu. İstemsizce yürümeye baÅlayıp tam önüne gelince durdum.
BileÄimden yakalayıp, âSen çok yaramaz bir kız oldun, tigre,â dedi. YataÄın kenarına oturup beni yüzüstü dizlerine yatırdı.
âSaymaya baÅla,â dediÄinde nefesim kesildi.
~Kahretsin, o da mı bir dominant?~ diye düÅünürken popomun saÄ tarafına bir Åaplak indirdiÄini hissettim.
Yabancısı olduÄum acı verici his yüzünden dudaklarımdan küçük bir inilti çıktı.
Daha önce hiç Åaplak yememiÅtim. Bundan hem utanıyor hem de tahrik oluyordum. Vücudum Enriqueânin baskın tarafına tepki veriyordu.
âSana saymanı söylemiÅtim,â dedi, ruhu yokmuÅ gibi duygusuz bir sesle. Sanki tüm kiÅiliÄi deÄiÅip nedenini bilmediÄim bir Åekilde hoÅuma giden baskın bir erkeÄe dönüÅmüÅtü.
âCezamdanâ tahrik olduÄumu belli etmemeye çalıÅarak âBir,â dedim. Bunu dediÄim an popomun diÄer tarafına bu sefer daha sert olan bir Åaplak indi.
YaÅadıÄım iki zıt duygudan hem inleyip hem sızlandım. Acı verici zevk yüzünden doÄru düzgün düÅünemiyordum.
Yeni ÅaplaÄa hazırlanırken, âİki,â dedim. Bu sefer beni ÅaÅırtmak için hiç ummadıÄım bir anda vurdu.
Her Åaplakta yaÅadıÄım acı da artıyordu. Her darbe bir öncekinden daha sertti.
Bir kez bile bana aynı noktaya vurmadıÄı için bin sonraki ÅaplaÄı nereye yiyeceÄimden habersizdim.
On sekizinci Åaplaktan sonra sesim titremeye, gözümden yaÅlar akmaya baÅladı. Bulanık görüyor; nefes almakta zorlanıyordum.
Popom cehennem ateÅiyle daÄlanmıŠgibi yanıyordu. Ãnümüzdeki birkaç gün oturamayacaÄımı biliyordum.
İki güçlü duygu olan nefret ve sevginin birbirleriyle çeliÅtiÄi zihnim biliÅsel uyumsuzluk yaÅıyordu.
Aklım yaÅadıÄım acıya itiraz edip çıÄlık atmamı söylüyordu. Bir yanım yaptıÄı Åeyden nefret ederken diÄer yanım bundan zevk alıyordu.
Elinin tekrar popoma deÄdiÄini hissedince bir Åaplak daha atacaÄını sanıp irkildim. Ancak Åaplak yerine soÄuk bir Åey hissettim.
SoÄuk madde yanma hissini yatıÅtırıp acıyı daha katlanılabilir hâle getirdi.
Enrique, âAferin sana,â diye fısıldadıÄında gülümsediÄimi fark edince kendimden nefret ettim. Popomu kremlemeye devam ederken cezamı çekerken ne kadar uslu durduÄum gibi Åeyler söylemeye devam etti.
Nedenini bilmeden birden hıçkırdım. BoÄazımın kapandıÄını, nefes alamadıÄımı hissettim. Ne olduÄunu bilmesem de iyi hissettirmediÄini biliyordum.
âÅÅ... Hope, nefes al.â Enrique tam önümde olmasına raÄmen sesi çok uzaklardan geliyor gibiydi. Derken pozisyonumuzu deÄiÅtirdiÄini hissettim; artık kucaÄında oturuyordum.
Dizlerim bacaklarının iki yanındaydı. Daha rahat oturabilmem için biraz aÅaÄı itse de popom yine havada kaldı.
YaÅlarla dolu gözlerimi endiÅeyle bakan gözlerine diktim. Beni zihinsel olarak incitmek istemediÄini biliyordum. AÄlamamın sebebinin o olup olmadıÄından emin deÄildim. Sadece istemeden duygusallaÅmıÅtım.
AÄlamam bir süre sonra sessiz burun çekiÅlere dönüÅtü. Enrique beni sakinleÅtirmek için sırtımı ovuÅturuyordu. Gözlerinin içine bir daha baktım.
Büyükannem hep, âGözler ruhun aynasıdır,â derdi. EÄer bu doÄruysa Enriqueânin ruhu sevgi, endiÅe, acıyla doluydu. Gözlerinin bana söylediÄi buydu ve göz bebeklerinde gördüÄüm acıdan nefret ediyordum.
Hislerimi dinleyip acısını dindirmek için dudaklarını dudaklarıma bastırdım. Dudaklarımız bugün milyonuncu defa buluÅuyordu. Åehvet ve zayıflık anı ortadan kalktıÄında yaÅanan piÅmanlıÄı umursamayıp kendimi bıraktım.
Acısını dindirmek için dudaklarını daha büyük bir tutkuyla öpmeye baÅlarken kalçalarımı havaya kaldırdım. Neden acı çektiÄini bilmiyordum. Tek bildiÄim kimsenin acı çekmeyi hak etmediÄiydi.
Belki Ruby biraz hak ediyordu. Sonuçta, cehennemden gelen bir orospuydu. Eminim Åeytanın ta kendisi tarafından kovulmuÅtu.
Enriqueânin sertleÅmiÅ penisinin tam üstünde durup yavaÅ yavaÅ içime almaya baÅladım.
Hâlâ rahatsızlık hissediyor olsam da o Åaplakları yerken yeterince ıslandıÄım için daha az acı çekiyordum.
Enrique bana ne kadar ihtiyacı olduÄunu gösteren Åehvetli bir fısıltıyla, âÃstümde gidip gel, tigre,â dedi. Bacaklarımdan destek alıp aÅaÄı yukarı zıplamaya baÅladım.
Penisini her santimini hissediyordum. Hatta, baskıdan belirginleÅen bir damarını bile⦠Hepsini hissediyordum.
Hızlanıp inlemeye baÅladıÄımda, âLanet olsun,â dedi. Kontrolün bende olmasını seviyordum. Beni rahatsız hissettirmeyecek bir tempo tutturdum. Penisinin vajinamı parçaladıÄını hissettirmeyen bir tempoâ¦
Ancak, hızım bana yetmemeye baÅladı. Bir parçam hâlâ acıya doymadıÄı için daha fazlasını istiyordum.
âLütfen kontrolü ele alın, efendim,â diye inledim. âEfendimâ kelimesini tepkisini ölçmek için bilerek kullanmıÅtım.
Beni acı vermeyecek kadar sert bir Åekilde kaldırıp, âDört ayak üstüne çök,â dediÄinde hem heyecanlandım hem gerildim.
~Kahretsin bittim ben.~
~Bekle beni cehennem, geliyorum,~ diye düÅünüp istediÄini yaptım.
Benim için yeni bir pozisyon deÄildi. Onu daha derinden hissedeceÄimi; içimdeki Åeytanı sonunda doyuracaÄımı biliyordum.
Enrique çıÄlık atmama sebep olacak kadar sert bir Åekilde içime girerken, âPrenses, cehenneme hoÅ geldin; ben de Åeytanım,â diye fısıldadı.
İçime bir sadist gibi sert bir Åekilde giriyordu. Bacakları her darbede kalçalarıma çarpıp acı veriyordu. Bu acıdan zevk aldıÄım için kendimden nefret ediyordum.
Penisi daha önce ulaÅmadıÄı yerlere ulaÅıyordu. Dokunsam karnıma deÄdiÄini hissedebileceÄimi biliyordum.
Kontrolden çıkmıŠtemposu yüzünden ellerimin üstünde duramaz hâle geldim. Darbeleri fazla güçlüydü.
âHoÅuna gidiyor mu? Daracık deliÄine girmem hoÅuna gidiyor mu?â diye sordu, artık kendi sesine benzemeyen kısık bir sesle.
Normalde, bu kelimelerden asla bu Åekilde etkilenmez; aksine yüzüne bir yumruk ya da bir tokat indirmek isteyebilirdim.
~Lanet olsun, böyle konuÅmasına bayılıyorum.~
âBana cevap ver!â diye baÄırıp saçımdan kavrayıp yüzüne bakmaya zorladı. Saçlarımı fazla sıkı kavramıŠolmasından en ufak rahatsızlık hissetmiyordum.
BaktıÄım gözler dünyayı ayaklarının altında ezme gücüne sahip bir erkeÄe aitti. Göz temasını koruyamayıp bakıÅlarımı yere çevirdim. İtaatkâr tarafım kendini gösteriyordu.
âHayır, sakın bakıÅlarını indirmeye kalkma. Sen bu kadar deÄersiz deÄilsin. Gözlerimin içine bak. Sakın gözlerini çekme!â dedi, az öncekine hiç benzemeyen yumuÅak bir sesle. Bu kadar hızlı bir deÄiÅimi aklım almıyordu.
Hızı yavaÅlasa da hâlâ sertti. Hâlâ zevk veriyor olsa da penisinin büyüklüÄünün sebep olduÄu acı devam ediyordu.
âE⦠Evet, efendim,â diye kekeledim. Ancak korkudan deÄil beni konuÅamayacaÄım hâle getirene kadar becerdiÄi için kekeliyordum.
Gözlerimin içine bakarak, âAferin sana,â dedi. Saçlarımı bıraksa da hızını azaltmadı. Kalçalarını döndürmeye baÅlayarak daha önce hiç dokunmadıÄı bir noktaya çarpmaya baÅladı.
â~Meirda,~â diye haykırdım. Bu kelimenin hangi dilde olduÄunu bile bilmiyordum. O an aklıma gelen ilk Åey buydu. Beni zevkten çıldırtan o noktaya vurmaya devam etmesi için bir ricaydı.
âİÅte böyle, Hope. Kendini bırak. DüÅünmeyi bırak,â diye mırıldandı, içinde hafif baskınlık barındıran bir sesle. Sözleri rahatlamama, yeni keÅfettiÄim bu hazza teslim olmama sebep oldu.
Bedenim hayal bile edemeyeceÄi yoÄunlukta bir zevkin kontrolü altına girerken, âEnrique,â diye inledim.
Artık kollarımın üstünde duramadıÄım için dirseklerimin üstüne yaslanıp baÅımı yumuÅak yastıÄa bastırdım.
Dalgaların kayalıkları aÅındırdıÄı gibi tüm duyularıma çarpan zevk dalgaları içimi delip geçince daha fazla dayanamadım.
Enrique'nin içime bir kez daha girerken adımı haykırdıÄını duydum. İçimin duvarlarını bir kez daha kaplayan sıcak sıvısı onunla bambaÅka bir seviyede baÄ kurmama sebep oldu.
Tenin tene deÄmesi her zaman farklıydı. BambaÅka bir anlamı vardı. Sadece birkaç dakikalıÄına bile olsa iki ruhu birbirine baÄlayan derin bir anlamâ¦
Enrique yavaÅça içimden çıktıÄında, âHayır,â diye sızlandım. YataÄa uzandıÄımda ÅakaÄımdan öptü. Gözlerim yarı kapalıydı. Sonra banyoya girdiÄini gördüm.
Suyun açıldıÄını duyunca tekrar üÅüdüm. Ama soÄuktan deÄildi. Az önce yaÅananlardan dolayı vücudum cayır cayır yanıyordu. ÃÅümemin asıl sebebi yalnız hissetmemdi; asıl üÅüyen içimdi.
Tertemiz yastıÄa gözümden bir damla yaÅ düÅtü. Enriqueânin beni bıraktıÄı, daha doÄrusu kullanıp attıÄı yere yapıÅıp kalmıŠgibiydim.
Enrique banyoda iÅlerini hallederken ben de yastıÄı ıslatarak sessizce aÄlıyordum.
Enrique tüm ihtiÅamıyla banyodan çıktıÄında o soÄuk yatakta ne kadar süredir aÄladıÄımdan emin deÄildim.
Banyonun ıÅıÄı sırtına vurduÄu ve oda karanlık olduÄu için yüzünü göremiyordum. Ancak kesin olarak bildiÄim bir Åey varsa o da aÄlamaktan ÅiÅmiÅ gözlerimi görebiliyor olduÄuydu.
Bana baktıÄında donakaldı. Göz kırpmama bile fırsat kalmadan yataÄın yanındaydı. Yüzü sonunda görebileceÄim kadar yakındı.
KaÅları çatık; dudakları ince bir çizgi gibi sımsıkı kapalıydı. Bir eliyle yüzümü tutarken diÄer eliyle gözyaÅlarımı sildi.
âÅÅ, aÄlama prenses,â diye fısıldadı, bu gözyaÅlarının sebebini anlamaya çalıÅarak. Bana bu acıyı yaÅatanın kendisi olduÄu hakkında hiçbir fikri yoktu.
âBe⦠Beni bir fa⦠FahiÅe gibi kullanıp attın,â deyip hıçkırıklara boÄuldum.
âNe? Hayır, asla!â dedi.
Åok olmuÅtu.
Beni hiçbir Åey söylemeden kendisine çektiÄinde karÅı koymadım. GöÄsüne yaklaÅtırıp bacaklarımın altından tutarak kucaÄına aldı.
Ellerimi boynuna dolayıp göÄsüne sokuldum.
~Tam bir sulu gözüm.~
Beni banyoya götürdüÄünde küvetin suyun hareketiyle yavaÅça hareket eden beyaz köpüklerle dolu olduÄunu gördüm.
Tekrar hıçkırdım. Bu sefer sebebi ben onun hakkında kötü Åeyler düÅünürken onun benim için sürpriz hazırlıyor olmasıydı.
âTamam, aÄlama. Geçti,â dedi, yumuÅak bir sesle. Beni ılık suya bıraktıÄında bütün kaslarım hemen gevÅedi. Islak kirpiklerimin arasından onu izledim. Arkama geçip sarıldı.
Onu durduk yere suçlamanın verdiÄi mahcubiyetle, âÃzür dilerim,â dedim. Sadece mırıldanıp saçlarımı köpüklü suyla ıslatmaya baÅladı.
Beni yıkayıp temizlemesine izin verdim. Saçlarımdan baÅlayıp, boynuma, omuzlarıma, kollarıma, göÄüslerime ilerledi. Sonra aÅaÄılara inip bacaklarımın arasını okÅadı.
DokunuÅlarının hiçbiri seksüel deÄildi; sadece her yerimle ilgilendiÄinden emin oluyordu.
İyiliÄine karÅılık verme ihtiyacı hissedip, dönüp bacaklarının üstüne oturdum. Sabunu alıp vücudunda gezdirmeye baÅladım. Bir elimle köpürtürken diÄer elimle duruluyordum.
Onu yıkamak vücudunu bir kez daha keÅfetmemi, hissetmemi, her detayını hatırlamamı saÄladı. Bacaklarının arasına ulaÅtıÄımda sabunu elimden bıraktım.
Yarı sertleÅmiÅ penisini elime alarak yavaÅça okÅamaya baÅladım. Enriqueânin baÅı arkaya düÅtü; iniltisi banyoda yankılandı. Onu tamamen sertleÅtirmem sadece birkaç dakika sürdü.
BileÄimden tutup, âKendini daha fazla hırpalama,â dediÄinde gözlerinin içine bakıp ruhunun derinlerindekini görmeye çalıÅtım.
âLütfen seninle ilgilenmeme izin ver,â diye fısıldayıp tekrar okÅamaya çalıÅtım. Bir saniyelik tereddütten sonra, baÅladıÄım Åeye devam etmeme izin verdi.
Yüzümü ellerinin arasına aldı. Ben yavaÅça onu okÅamaya devam ederken o sadece beni izledi. Penisinin ucunu baÅparmaÄımla okÅadıÄımda kendinden geçip, yüzümü yüzüne yaklaÅtırıp öpmeye baÅladı.
Dillerimiz dans etmeye baÅladıÄında elimin hareketleri de hızlandı. Åu an kontrol kimsede deÄildi; kimse hükmetmiyor, kimse boyun eÄmiyordu. Birbirimizin ne istediÄini hiç konuÅmadan anlıyorduk.
Bir elimle penisiyle ilgilenmeye devam ederken diÄer elimle toplarını okÅadım.
Enrique, öpücüÄümle bastırdıÄım hafif bir iniltiyle elime boÅalana kadar bu Åekilde kaldık.
AyaÄa kalktıktan sonra suya düÅmememe dikkat ederek kalkmama yardım etti.
Küvetten çıktıÄımda önce saçlarımı sonra da vücudumu kuruladı. Belime bir havlu sardıktan sonra kendisi de kurulanıp bir havluya sarındı.
Åu an tamamen açıkta olan mükemmel karın kaslarını görünce dudaklarımı yaladım.
Elimi kocaman avucunun içine aldı. Banyodan çıkarken kapıyı kapatıp odayı karanlıÄa boÄdu. Neyse ki kırık kapıdan süzülen ıÅık sayesinde yataÄı görebiliyorduk.
Havlumu açtıktan sonra beni yavaÅça yataÄa yatırdı. Ardından kendi havlusunu da çıkarıp yanıma uzandı.
Beni kendisine çektiÄinde popom tekrar sertleÅmiÅ penisine deÄdi. SertleÅmediÄi bir an var mıydı?
âRuby'ye ne oldu?â diye sordum, gerçek bir merakla. Hâlâ yatta olduÄu ya da yanlıÅlıkla denize düÅüp öldüÄü konusunda endiÅeli deÄildim. İkisini de bana uyardı.
âOna yatımdan defolup gitmesini söyledim,â dedi, nefret dolu bir sesle.
~Hım, onu gerçekten de sevmiyor. Roy haklıymıÅ.~
Rubyânin Åeytan tarafından cehennemden kovulduÄunu düÅündüÄümü hatırlayınca, âSen Åeytanın ta kendisisin,â diye mırıldandım.
âNe?â dedi. Ãok sessiz söylediÄim için cümlenin tamamını duymamıÅtı. Cevap veremeyecek kadar yorgun olduÄum için esneyip baÅımı salladım.
Enrique baÅıma bir öpücük kondurup, âİyi geceler, tigre,â dediÄinde yüzümde çabucak solan bir gülümseme oluÅtu.
~Bu uzun sürmeyecek.~
Gerçekten nefret ettiÄim bu düÅünceyle, nefret etmem gereken adama yaslanarak uykuya daldım.