HOPE
Cuma günü gelip çatmıÅtı. Lana, Sofia ve ben birer kadeh Åarapla odamda oturuyorduk. Tahmin edebileceÄiniz gibi bir iki kadeh bir Åeyler içme Åansını hiç kaçırmıyorduk.
Babam bana istediÄim zaman istediÄim kadar içmeme izin verecek kadar güveniyordu.
Sofia en çok korktuÄum konuyu açarak, âPeki, ne giyeceksin?â diye sordu.
Vücudumu belli etmeyecek bol bir elbise giymek istiyor olsam da evden öyle korkunç bir Åey giyerek çıkamayacaÄımı biliyordum.
Tam cevap vereceÄim sırada, Lana sözümü kesip âSakın bol bir Åeyler giyeceÄini söyleme!â diye baÄırdı.
âÅey... DüÅündüm ki... Aman neyse,â deyip, gömme dolabıma gidip tüm güzel kıyafetlerimin bulunduÄu sol tarafa baktım.
Tüm seçenekleri gözden geçirdikten sonra lacivert bir elbisede karar kıldım.
Elbiseyi kızlara gösterdiÄimde, Noel Baba'dan hediye almıŠçocuklar gibi coÅkuyla kafa salladılar.
âTamamâ¦â deyip banyoya gittim.
Ãstümü giyinirken bunun bırakın iç çamaÅırını tangayla bile giyilemeyecek bir elbise olduÄunu fark edip tangamı çıkardım.
Elbisemi düzelttikten sonra kapının kilidini açıp makyaj yapmaya baÅladım. Oldukça sade, doÄal bir makyaj istiyor olsam da koyu kırmızı rujumu sürmeden edemedim. En korkunç kıyafetlerimi giydiÄimde bile onu sürmeden çıkmazdım.
İÅim bittiÄinde dıÅarı çıkıp kıyafetlerini yerden toplayan arkadaÅlarıma baktım. DoÄrulduklarında ikisinin de muhteÅem göründüÄünü fark ettim.
Lana küçük, siyah bir elbise; Sofia da kırmızı bir elbise giymiÅti. Bu hâlleriyle hem çok benzer hem de çok farklı görünüyorlardı.
Beni görünce aynı anda âVay canına,â dediler. Onlar olmasa eminim çoktan banyoya dönüp üstümü deÄiÅtirmiÅtim.
Sofia önce vücudumu, sonra da normalde giydiÄim kıyafetleri iÅaret ederek, âBöyle bir vücudun varken neden bu boktan Åeyleri giyiyorsun?â diye sordu.
âDaha sonra açıklarım. Hadi gidelim,â deyip merdivenlere yöneldim.
Topuklu ayakkabılarımızı giyip bu geceki Åoförümüz tarafından karÅılandıÄımız verandaya çıktık.
Åoför, âBayan Anderson,â diyerek yolcu kapısını açtı. Ben öne geçerken kızlar da arkaya geçti. Hepimiz yerleÅtiÄimizde Åoföre gideceÄimiz yerin adresini gösterdim.
Mekânın olduÄu yer ürpertici sessizlikte olsa da karanlık ara sokaÄa hiç tereddüt etmeden girip önünde iri yarı bir korumanın beklediÄi süslü bir kapıya ulaÅtık.
Adama bakınca gördüÄüm ilk Åey belindeki silahla kelepçe oldu. Evet, kesinlikle doÄru yerdeydik.
Ãrpertici bir sesle, âKızlar, burada ne yapıyorsunuz?â diye sordu.
âHayırı cevap olarak kabul etmiyorum,â anlamına gelen sert bir sesle, âBuraya gelmemizi Nickolas söyledi. Ben kız kardeÅiyim,â dedim.
Adam hiç düÅünmeden kapıyı açıp bizi içeri aldı. İçerisi insanı kör edecek kadar aydınlık, saÄır edecek kadar gürültülüydü.
Birkaç saniyelik bir ÅaÅkınlıktan sonra iki katlı, yüksek tavanlı, çok büyük bir kulüpte olduÄumuzu anladım. Ãn tarafında büyük bir DJ kabini olan salonun geri kalanı bir dans pisti ile bardan oluÅuyordu.
Hıncahınç insanla dolu kulüp beklendiÄi gibi seks ve ter kokuyordu.
Bara yönelip, âHadi, biraz eÄlenelim!â diye baÄırdım.
âBir kolalı, buzlu viski alabilir miyim? Ama karıÅtırmayın,â dediÄimde yakıÅıklı barmen hemen içkimi hazırlamaya koyuldu.
Birkaç kadehten sonra dans pistinde birbirimize sürtünerek dans ediyorduk. Ben çakırkeyif hissederken, Lana ile Sofia çoktan sarhoÅ olmuÅlardı.
Etrafıma bakınırken ikinci kattaki cam pencerenin arkasında bir adam olduÄunu fark ettim. Ãok dikkatli bakmasam da gözünü benden alamadıÄına emindim.
ENRIQUE
Herkesi, her Åeyi görebileceÄim ofisime doÄru ilerledim. Bir Åey olması ihtimaline karÅı korumalarımdan birkaçı da arkamdaydı. Ellerimize masum kanı bulaÅsın istemiyorduk.
Ofisimin kapısını kapatır kapatmaz huzurlu bir sessizliÄe kavuÅtum. Her Åeyin bıraktıÄım gibi olduÄundan emin olmak için iç çekerek etrafa baktım.
Saat daha erken olduÄu için halletmem gereken bazı iÅler vardı. Masama geçip iÅim bitince yok edeceÄim bilgilerle dolu evrakları incelemeye baÅladım.
Birkaç saatlik bir inceleme ve yok etme seansından sonra sıkıldıÄımı hissettim. Normalde aksiyonu tercih etsem de bir süredir liderliÄe soyunduÄum için sıkıcı iÅlerle de uÄraÅmak zorundaydım.
Tüm bu aksiyonun hem içinde hem dıÅında olabilmek bu ofisin en iyi yanlarından biriydi. Kulüpteki herkesin üstünde olmak bana güç veriyordu.
Zaten çok güçlüydüm. Etrafımdaki herkesin bana boyun eÄip benden korkuyor olmasını seviyordum.
Kulübü incelerken yeni yüzler fark ettim. ÃocukluÄumdan beri iyi bir gözlemciydim. Farklı çetelerin liderlerini ele veren küçük hareketleri bile görürdüm.
On yaÅından beri çete liderlerinin sözlerinin arkasında yatan gizli bilgileri keÅfediyordum. Bu konuda herkesten iyiydim.
Burada nadiren yabancı birilerini gördüÄüm için biri sarıÅın biri koyu renk saçlı olan o iki kız hemen dikkatimi çektiler.
Muhtemelen liseye gidiyor olmalarına raÄmen dıÅarı atılamayacak kadar iyi görünüyorlardı.
Camın önünden ayrılıp iÅe döneceÄim sırada dans pistini yakıp kavuran bir kız gördüm. YürüyüÅündeki zarafet ve güzelliÄi iç gıcıklayıcıydı.
DiÄer iki kızla dans etmeye baÅladıÄını görünce onun da liseye gittiÄini anlayıp hayal kırıklıÄına uÄradım.
Bu yüzden onlara bulaÅmamaya karar verdim. Ancak az önce gördüÄüm kızla göz göze gelince düÅüncelerim yatakta üstüme çıktıÄı hayaliyle yer deÄiÅtirdi.
Hemen telefona sarılıp âJohn!â diye baÄırdım. En güvendiÄim korumalarımdan olan John saniyeler içinde yanımdaydı.
Saygısını göstermek için hafifçe baÅını eÄerek, âEnrique,â dedi.
Uzaktan bile sertleÅmeme sebep olmuÅ kızı iÅaret ederek, âİki arkadaÅıyla dans eden Åu mavi elbiseli kızı getir,â dedim.
John dudaklarını yalayarak, âArkadaÅlarını da istiyorsun mu?â diye sordu. DoÄrusu onlarla biraz oynamalarına izin verebilirdim.
âOnlarla ne isterseniz yapın,â dediÄimde gözleri parladı. âAma karÅılıklı rızaya dayalı olmalı,â diye eklediÄimde baÅını salladı.
Bir kıza rızası olmadan dokunurlarsa hepsini acımadan öldürürdüm.
Saniyeler sonra, birkaç adamımın kızın etrafını çevirip kulaÄına bir Åeyler fısıldadıklarını gördüm. Kız derin bir nefes alıp baÅını salladıktan sonra arkadaÅlarına dönüp zoraki bir Åekilde gülümsedi.
Korumalardan biri kulaklıÄına, âGeliyor efendim,â dediÄimde yüzümde küçük bir sırıtma belirdi.
Kızın odaya getirilirken, âLanet olsun, beni bırakın!â deyip adamlarımdan birine tekme attıÄını gördüm.
John kızı itip, acı içinde bacak arasını tutarak, âLanet olsun! Seni öldüreceÄim!â diye baÄırdı.
~Zavallı John! Kızın topuklu ayakkabı seçimine bakılırsa canı çok yanmıŠolmalı.~
Olayları sessizce izlemeye devam ettim. Kıza benim emrim olmadan dokunamayacaklarını biliyordum. Onu üstüme alıp adımı haykırdıÄını duyana kadar incitmeye niyetim yoktu.
John kızın yüzüne bir silah doÄrultarak, âBunun ne olduÄunu biliyor musun?â diye sordu.
Onu fazla korkutmalarını istemediÄim için gerildim.
âBu bir Ruger MK II. Yanılmıyorsam, Strum, Ruger & Company tarafından üretilmiÅ 22 kalibrelik, tek hareketli, yarı otomatik bir tabanca,â dedi.
Lanet olsun, Åimdiden kaya gibi sertleÅmiÅtim.
Cümlesini bitirirken, âAma ben Smith & Wesson Model 29'u tercih ederim,â deyip gülümsedi.
John'un yüzünde büyük bir ÅaÅkınlık vardı.
Kız bunu fırsat bilip arkasını dönüp bana baktı.
DiÅlerini sıkarak, âLanet olsun! Kimsin ve benden ne istiyorsun?â diye baÄırdı.
Cesaretini sevmiÅtimâ¦
âMerhaba, ~tigre~. Müsaadenle kendimi tanıtayım. Ben bu kulübün sahibi Enrique Garcia,â deyip gülümsedim. Yüzündeki ifadeden beni zaten tanıdıÄı anlaÅılıyordu.